Nörobilim temelinde sosyal ve duygusal gelişim için kapak resmi
Nörobilim temelinde sosyal ve duygusal gelişim
Başlık:
Nörobilim temelinde sosyal ve duygusal gelişim
ISBN:
9786258325898
Basım Bilgisi:
1. baskı
Yayım Bilgisi:
Ankara: Pegem Akademi, 2022
Fiziksel Açıklamalar:
84 sayfa
Genel Not:
Bu kitap, İNSAN ile, insanın zihin, beden, duygu, toplumsal GELİŞİMİ ile ilgilidir. Tüm canlılar var olmak, yaşamak, gelişmek, başarmak üremek ve mutlu olmak için çevreleri ile iletişim, etkileşim içinde olmak, gelişmek/ öğrenmek konumundadırlar. İnsanın özü bunu başaracak biçimde tasarlanmıştır. Her canlı, herkes öğrenir mi? Sorunun kısa ve kesin cevabı evet! Çünkü yaşamını sürdürebilmesi için canlı öğrenmek/gelişmek zorundadır. Öğrenmek, canlının genetik yapısında vardır. Bu nedenle her canlı öğrenir; özellikle insan sanki öğrenme için yaratılmıştır. Bu sözün ardını da getirmek gerekir. İnsan diğer canlılara göre daha yığın, hızlı, derinlemesine öğrenir ve yaşamına yansıtır. Öğrenmenin başlangıç noktası algılardır; duymak, görmek, dokunmak, kokusunu veya tadını almak yoluyla ""çevreden" duyu organları ile sağlanan algılar canlının biyolojik düzeyine göre hemen bir eyleme yönelme, kaçma, yaklaşma, vazgeçme, yeme vb. etkinlilere dönüşür; insanda ise söz konusu algılar sorgulanır, yorumlanır ve anlamlandırılır. İnsan kıymetlidir; uygun çevrelerden mahrum kalmış, gelişememiş insan, dünyanın mükemmel yaratılışındaki bütünlüğe aykırı bir nokta gibidir; aykırı noktaların çokluğu veya yoğunluğu toplumsal alanın aydınlığında, gölgeli alanları gibidir. Öğrenme, sadece bilişsel bir boyuttan ibaret değildir, yaşamı bütünleyen sosyal, duygusal ve biyolojik boyutu ile aile-okul-çevre bütünlüğünde gelişmenin bir parçasıdır. Bu parçanın en kritik elemanı ÇOCUK'tur. Dünya ÇOCUKLARIMIZA kalacak. Çocuklarımızın Zihinsel-Sosyal-Duygusal-Biyolojik gelişimi için farklıları koruyarak, uygun bir gelişim ortamı sunmak hepimizin görevidir.
Özet:
Bu kitap, İNSAN ile, insanın zihin, beden, duygu, toplumsal GELİŞİMİ ile ilgilidir. Tüm canlılar var olmak, yaşamak, gelişmek, başarmak üremek ve mutlu olmak için çevreleri ile iletişim, etkileşim içinde olmak, gelişmek/ öğrenmek konumundadırlar. İnsanın özü bunu başaracak biçimde tasarlanmıştır. Her canlı, herkes öğrenir mi? Sorunun kısa ve kesin cevabı evet! Çünkü yaşamını sürdürebilmesi için canlı öğrenmek/gelişmek zorundadır. Öğrenmek, canlının genetik yapısında vardır. Bu nedenle her canlı öğrenir; özellikle insan sanki öğrenme için yaratılmıştır. Bu sözün ardını da getirmek gerekir. İnsan diğer canlılara göre daha yığın, hızlı, derinlemesine öğrenir ve yaşamına yansıtır. Öğrenmenin başlangıç noktası algılardır; duymak, görmek, dokunmak, kokusunu veya tadını almak yoluyla ""çevreden" duyu organları ile sağlanan algılar canlının biyolojik düzeyine göre hemen bir eyleme yönelme, kaçma, yaklaşma, vazgeçme, yeme vb. etkinlilere dönüşür; insanda ise söz konusu algılar sorgulanır, yorumlanır ve anlamlandırılır. İnsan kıymetlidir; uygun çevrelerden mahrum kalmış, gelişememiş insan, dünyanın mükemmel yaratılışındaki bütünlüğe aykırı bir nokta gibidir; aykırı noktaların çokluğu veya yoğunluğu toplumsal alanın aydınlığında, gölgeli alanları gibidir. Öğrenme, sadece bilişsel bir boyuttan ibaret değildir, yaşamı bütünleyen sosyal, duygusal ve biyolojik boyutu ile aile-okul-çevre bütünlüğünde gelişmenin bir parçasıdır. Bu parçanın en kritik elemanı ÇOCUK'tur. Dünya ÇOCUKLARIMIZA kalacak. Çocuklarımızın Zihinsel-Sosyal-Duygusal-Biyolojik gelişimi için farklıları koruyarak, uygun bir gelişim ortamı sunmak hepimizin görevidir.